Tevhid FM | Ümmetin Buluştuğu Nokta...
05 Eylül 2010, 21:38:04 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: KURAN'DA DUA  (Okunma Sayısı 161 defa)
revnuma
Yönetici
Tam Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 175


Radyo Dj


« : 13 Mart 2009, 16:34:20 »

]
 

2/127 İbrahim ve İsmail Mâbed'in temellerini yükseltirken yalvardılar: ‘Ey Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin her şeyi bilen  her şeyi duyan!’


2/128 ‘Ey Rabbimiz  bizi Sana teslim olanlardan kıl ve bizim soyumuzdan Sana teslim olacak bir topluluk çıkar  bize ibadet yollarını göster ve tevbemizi kabul et: şüphesiz yalnız Sensin tevbeleri kabul eden  rahmet dağıtan!’

2/129 ‘Ey Rabbimiz! Soyumuz içinden onlara Senin mesajlarını iletecek  vahyi ve hikmeti öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi çıkar: Çünkü yalnız Sensin kudret ve hikmet sahibi!’

 

2/200 İbadetlerinizi bitirdiğinizde  atalarınızı hatırladığınız gibi  hatta daha güçlü bir hatırlayışla Allah'ı hatırla[maya devam ed]in! Çünkü öyle insanlar var ki  (sadece)  ‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada ver.’ diye dua ederler -böyleleri  ahiretin nimetlerinden nasib almayacaklardır.

2/201 Ama içlerinde öyleleri de var ki: ‘Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver  ahirette de ve bizi ateşin azabından koru!’ diye dua ederler:

 

2/250 Onlar Câlût ve kuvvetleriyle karşı karşıya geldiklerinde  ‘Ey Rabbimiz! Bize zorluklara tahammül gücü bağışla  adımlarımızı sağlam kıl ve hakikati inkar eden bu topluma karşı bize yardım et!’ diye dua ettiler.

 

2/285 ELÇİ ve o'nunla birlikte olan müminler  Rabbi tarafından o'na indirilene inanırlar: Hepsi  Allah'a  meleklerine  vahiylerine ve elçilerine inanırlar; O'nun elçilerinden hiç biri arasında ayrım yapmazlar ve: ‘İşittik ve itaat ettik. Bize mağfiret et ey Rabbimiz  zira bütün yolculukların varış yeri Sensin!’ derler.

2/286 ‘Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez: kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir  her kötülük de kendi aleyhine.’ ‘Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!’ ‘Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma!’ ‘Ve günahlarımızı affet  bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze! Sen Yüce Mevlâmızsın  hakikati inkar eden topluma karşı bize yardım et!’

 

3/7 İlahî kelâmın özü olan açık ve kesin hükümlü mesajlar ile müteşabihleri kapsayan bu ilahî kelâmı sana bahşeden O'dur. Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar  sırf kafaları karıştır[acak şeyler bul]mak için ve ona [keyfî] anlamlar yüklemek amacıyla ilahî kelâmın müteşabih olarak ifade edilen kısmına uyarlar; oysa Allah'tan başka kimse onun kesin anlamını bilemez. Bu yüzden bilgide derinleşenler şöyle derler:  ‘Biz ona inanırız: [ilahî kelâmın] tümü Rabbimizdendir; derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan ders almasa da.’

3/8 ‘Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakikî) Lütuf Sahibi.’

3/9 ‘Ey Rabbimiz! [Geleceğine] hiç şüphe olmayan o Gün'ü görüp yaşamaları için mutlaka insanlığı bir araya toplayacaksın: Allah vaadini yerine getirmekten asla kaçınmaz.’

 

3/16 ‘Ey Rabbimiz! [Sana] inanıyoruz  bizi affet  günahlarımızı bağışla ve bizi ateşin azabından emin kıl’ diyenlerin:

 

3/53 Ey Rabbimiz! Bize yücelerden indirdiğine inanıyor ve bu Elçi'ye tâbi oluyoruz; o halde bizi [hakikate] şahitlik yapanlarla bir tut!’

 

3/147 Onların tek söyledikleri şuydu: ‘Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkar edenlere karşı bize yardım et!’

 

3/191 Onlar ki ayakta dururken  otururken ve uyumak için uzandıklarında Allah'ı anar  [ve] göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde inceden inceye düşünürler: ‘Ey Rabbimiz! Sen bunları[n hiç birini] anlamsız ve amaçsız yaratmadın. Sen yücelikte sınırsızsın! Bizi ateşin azabından koru!’

3/192 ‘Ey Rabbimiz! Kimi ateşe mahkum edersen  kuşkusuz  onu [bu dünyada] alçaltmış olursun: Ve bu zalimler  hiçbir yardımcı da bulamazlar.’

3/193 ‘Ey Rabbimiz! [Bizi] imana çağıran bir ses duyduk; 'Rabbinize iman edin!' Ve böylece imana geldik. Ey Rabbimiz! Günahlarımızdan ötürü bizi affet ve kötülüklerimizi sil; ve gerçek erdem sahipleri olarak canımızı al!’

3/194 ‘Ey Rabbimiz! Elçilerin vasıtasıyla vaad ettiğin şeyi bize bahşet ve Kıyamet Günü bizi mahcup etme! Şüphesiz  sen sözünden asla caymazsın!’

 

4/75 Nasıl olur da Allah yolunda savaşmayı ve ‘Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtar[ıp özgürlüğe kavuştur] ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder!’ diye yalvaran çaresiz erkekler  kadınlar ve çocuklar için savaşmayı reddedersiniz?

 

5/83 Onlar Bu Elçi'ye indirileni anlamaya başladıkları zaman gözlerinden yaşlar boşaldığını görürsün  çünkü ondaki hakikatin bir kısmını tanırlar; [ve] ‘Ey Rabbimiz’ derler  ‘Biz inanıyoruz: öyleyse bizi hakikate şahitlik yapanlar ile bir tut.

5/84 Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allah'a ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?’

 

5/114 İsa  Meryem'in oğlu  ‘Ey Allah'ım  ey Rabbimiz!’ dedi  ‘Gökten bize bir sofra gönder: o  bizim için -ilkimizden sonuncumuza kadar- sürekli tekrarlanan bir ziyafet ve senden bir işaret olacaktır. Ve bize rızkımızı ver  zira Sen rızık verenlerin en iyisisin!’

 

6/23 Bunun üzerine  çaresiz bir şaşkınlık içinde  ancak  ‘Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki O'ndan başka bir şeye ilahlık izafe et[mek iste]medik!’ diye(bile)ceklerdir.

 

7/23 O ikisi: ‘Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik; bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen  hiç şüphesiz  kaybedenlerden olacağız!’ dediler.

 

7/125 [Berikiler:] ‘(Bundan ne çıkar)  biz de Rabbimize döneriz!’ dediler

7/126 ‘Çünkü  yalnızca  bize ulaşır ulaşmaz Rabbimizin ayetlerine inandık diye bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz  dar zamanda bize sabır ihsan et ve yürekten sana bağlanan kimseler olarak canımızı al!’

 

10/85 Bunun üzerine onlar da: ‘Biz güvenimizi Allah'a bağlamışız! Ey Rabbimiz bizi zalim bir topluluğun elinde rüsvay etme!’ dediler.

 

10/88 Ve Musa: ‘Ey Rabbim!’ dedi ‘gerçek şu ki Sen Firavun ve onun seçkinler çevresine dünya hayatında görkem ve zenginlik verdin; öyle ki bunun sonucu olarak onlar da ey Rabbim [başkalarını] Senin yolundan çeviriyorlar! Ey Rabbimiz öyleyse artık onların zenginliklerini silip yok et (ve böylece) kalplerini katılaştır; çünkü çetin azabı görmedikçe inanmayacaklar!’

 

14/37 ‘Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki ey Rabbimiz salâtı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.

14/38 ‘Ey Rabbimiz! Şüphesiz gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilen Sensin: Çünkü yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz.’

 

14/40 [O halde] Ey Rabbim beni ve soyumdan gelen insanları salâtta devamlı ve duyarlı kıl! ‘Ve ey Rabbimiz bu duamı kabul buyur:

14/41 Rabbimiz! Hesabın görüleceği Gün beni anamı-babamı ve bütün müminleri bağışla!’

 

18/10 Hani o gençler mağaraya sığındıkları zaman ‘Ey Rabbimiz!’ demişlerdi ‘Bize katından bir rahmet bahşet; ve içinde bulunduğumuz [haricî] şartlar ne olursa olsun bizi doğruluk bilinciyle donat!’

18/11 Biz de bunun üzerine mağarada onların kulaklarını yıllarca [dış dünyaya] kapalı tuttuk

 

19/52 Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için [kendimize] yaklaştırmıştık;

20/45 [Musa ile Harun:] ‘Ey Rabbimiz!’ dediler ‘onun bize düşmanca davranmasından yahut azgınlık[ta devam] etmesinden korkarız’.

 

21/112 De ki: ‘Ey Rabbim! (Aramızda) hakça hüküm ver!’ Yine [de ki:] ‘Rabbimiz Rahmân sizin [O'na ilişkin] tüm tanımlama gayretlerinize karşı yardımına başvurulabilecek yegane [Hakim]dir!’

 

23/109 ‘Bakın kullarımın arasında 'Ey Rabbimiz! Biz [Sana] inandık; öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı çünkü gerçek acıyan(ımız) esirgeyen(imiz) Sensin!' diyenler de vardı;

 

25/65 Ve onlar ki ‘Ey Rabbimiz!’ derler ‘Cehennem azabını bizden uzaklaştır; çünkü onun çektireceği azap gerçekten pek korkunç pek yaralayıcı olacaktır;

 

25/74 Ve onlar ki ‘Ey Rabbimiz!’ diye niyaz ederler ‘Bize göz nûru olacak eşler ve çocuklar bahşet; bizi Sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için örnek ve öncü yap!’

 

40/7 [ALLAH'IN] kudret tahtını[n bilgisini içlerinde] taşıyanlar ve ona yakın olanlar Rablerinin sınırsız ihtişamını hamd ile yüceltirler O'na iman ederler ve [öteki] müminler için bağışlanma dilerler: ‘Rabbimiz! Sen her şeyi ilmin ve rahmetinle kuşatırsın: tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve yakıcı ateşin azabından onları koru!’

40/8 ‘Rabbimiz! Onları ve atalarından eşlerinden ve çocuklarından dürüst ve erdemli olanları vaad ettiğin sonsuz esenlik bahçelerine koy -şüphesiz kudret ve hikmet Sahibi olan yalnız Sensin-

 

41/29 Ve [yeryüzündeki hayatlarında] hakikati inkar etmiş olanlar [bunun üzerine] feryad edecekler: ‘Ey Rabbimiz! Bizi saptıran şu insanları ve görünmeyen varlıkları göster bize: onları ayaklarımızın altına al(ıp çiğneyel)im ki hepimizin en alçağı olsunlar!’

41/30 [Fakat] ‘Rabbimiz Allah'tır!’ diyen ve sebatla doğru yolu izleyenlere gelince onların üzerine sık sık melekler iner [ve şöyle derler:] ‘Korkmayın ve üzülmeyin işte alın size vaad edilmiş olan cennet müjdesini!

 

44/12 ‘Ey Rabbimiz bizi azaptan uzak tut çünkü biz [artık Sana] inanıyoruz!’ [dedirten].

 

59/10 Onlardan sonra gelenler ‘Ey Rabbimiz!’ diye yalvarırlar ‘Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve imana ermiş olan[lardan hiçbiri]ne karşı kalplerimizde yersiz ve uygunsuz düşünce veya duygulara yer bırakma. Ey Rabbimiz! Sen şefkat Sahibisin rahmet kaynağısın!’

 

60/4 Gerçekten İbrahim'de ve o'na uyanlarda sizin için güzel bir örnek vardı: onlar kendi [putperest] toplumlarına şöyle seslenmişlerdi: ‘Kesinlikle biz sizden de Allah'tan başka bütün o taptıklarınızdan da uzağız; sizin inandığınız her şeyi inkar ediyoruz; sizinle bizim aramızda Tek Allah'a inanacağınız zamana kadar sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır!’ Tek istisna İbrahim'in babasına: ‘Senin için [Allah'tan] bağışlama dileyeceğim ama senin adına Allah'tan herhangi bir şey elde etmek benim elimde değil’ demesiydi. [Ve İbrahim ile ona uyanlar] ‘Ey Rabbimiz!’ diye yalvardılar ‘Sana güveniyor ve Sana yöneliyoruz: çünkü bütün yolların varışı Sanadır.

60/5 Ey Rabbimiz! Bizi hakikati inkar edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma! Ve günahlarımızı bağışla ey Rabbimiz: çünkü Sensin tek kudret ve hikmet sahibi!’

 

66/8 Siz ey imana ermiş olanlar! Gönülden tevbe ederek Allah'a yönelin: umulur ki Rabbiniz kötü fiilerinizi yok eder ve Allah'ın Peygamberi ile o'nun inancını paylaşanları utandırmayacağı o Gün sizi içinden ırmaklar akan bahçelere koyar: onlar önlerinden ve sağ taraflarından hızla ışık yayarlar ve ‘Ey Rabbimiz!’ diye yalvarırlar ‘Bu ışığımızı ebediyyen parlat ve günahlarımızı bağışla: çünkü Sen her şeye kâdirsin!’
Logged
SULTAN
Yönetici
Kahraman Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 589


Radyo Dj


« Yanıtla #1 : 18 Mart 2009, 02:02:19 »

HAYRA VESILE OLAN,HAYRI YAPAN GIBIDIR..ALLAH razı olsun..
Logged



vuslata kasem..
Tam Üye
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 101



« Yanıtla #2 : 19 Mart 2010, 01:00:46 »

her birine ayri ayri amin...Allah razi olsun...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Designed by: MuhammedF
Bu Sayfa 0.245 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu